arkaplan
Ayrancılar’da Kurumayan Bataklık: Uyuşturucu
Ayrancılar’da Kurumayan Bataklık: Uyuşturucu

Maddenin en pahalı hallerinden biri, maalesef, kirli ve karanlık olduğu halidir. Uyuşturucu ticareti ekonomik büyüklük bakımından, Dünya'nın en zengin 20 ülkesi sıralamasında 8 ülkeyi geride bırakarak 12. sırada yer almaktadır. Kaldı ki bu istatistik sadece bilinebilen ve tespit edilebilen verilerle ortaya çıkmıştır. Bu ekonominin varlığı, Dünya'yı kirleterek paralarını temizleyen kişiler var oldukça sürecektir. Güçleri de paralarıyla doğru orantılı şekilde büyümüş olduğundan, paralarını temizleyenlerle mücadele etmek oldukça zordur. Fakat, her ticaret gibi bu karanlık ticaret de belli bir arz-talep ilişkisine bağlı olduğundan, talep ilişkisini ortadan kaldırabilmek oldukça mümkündür. Talep kaleminin ortadan kalkabilmesi ise uzun vadeli ve planlı bir politika gerektirmektedir. Siyaset bilimine göre, politikayı ortaya çıkaran da halkın isteğidir.

Ayrancılar özelinde uyuşturucu konusunu ele almak istediğimizde karşımıza ciddi anlamda yaralayıcı bir tablo çıkıyor. İzmir'de uyuşturucunun geçiş yolu olarak bilinen yerlerden biri, maalesef, bölgemizdir. Geçiş sırasında da hem ortaya çıkardığı ekonomiden nemalananlar hem de nemalananlar tarafından zehirlenen bir gençlik vardır. Yıllar önce şenliklerle, gelişmelerle anılan ve gelecek vadeden Ayrancılar Algısı, bugün yerini kirli bir algıya bırakmaya başlamıştır. Arama motorlarına Ayrancılar yazıp, haberler kısmında arama yapıldığında bu durum daha net görülecektir. Bu algının yıkılabilmesi için hep birlikte yeni bir Ayrancılar Algısı ortaya çıkarmak istiyorsak, mücadelenin ilk adımını, uyuşturucuya ve bağımlılığa karşı atmalıyız. Süreci önce zihinlerimizde ardından davranışlarımızda başlatıp, çeşitli platformlarda bu sorunu anlatmamız hayati bir zorunluluktur. Elbette mücadele için yeterli değildir, ancak bir başlangıçtır. Mücadeleleri, ancak, bir şekilde başlayabilenler kazanabilirler.

Zihinlerimizde başlayacak yolculuğun ilk adımı, bu bağımlıların her birinin insan olduklarını ve uyuşturucu canilerinin kurbanları olduğunu bilmemizdir. Sadece istediği için uyuşturucuya bağlandığını söyleyen insanların dahi neredeyse hepsini bu bağımlılığa, travmatik sebeplerle yakınlaşmış devamında ise farklı faktörlerin bir araya gelmesiyle ve özellikle de ödül algısıyla bu zehrin pençesine düşmüşlerdir. Ayrancılar'da da bu zehrin ve uyuşturucu tüccarlarının mağduru olan onlarca genç bulunmaktadır. Mağdurlar, özellikle 16-25 yaş aralığındadır. Bireysel kullanım her ne kadar çok olsa da, uyuşturucu madde kullanımı, daha çok, gruplar halinde gerçekleşmektedir. Yeterli ve nitelikli sosyalleşme imkanını bulamayan gençler, bir noktadan sonra, zehri bir sosyalleşme aracı olarak da görmeye başladıklarından mağdurla zehir arasındaki bağ da kuvvetlenmektedir.

Hem ekonomik kalkınmamız hem de insanların zehirden kurtuluşları için çıkılan yolculuğun zihinlerin dışına çıkacağı aşamada yapılması gereken de kurbanla madde arasındaki bağı ortadan kaldırmaya yönelik çalışmaktır. Kurbanla madde arasındaki psikolojik bağı ortadan kaldırmak, ancak rehabilitasyon yollarıyla gerçekleşebilir. Oldukça derinlerde ve kökleşmiş olan travmatik nedenlere karşı yüzeysel bir mücadele yürütmek ancak sorunu daha da derinleştirecektir. Bu sebepten, kurbanla madde arasındaki en önemli bağ olan psikolojik bağın ortadan kalkması için sorunu derinlemesine ele almak ve her birey için özel olarak çalışmak gerekmektedir. Aslında, diğer bağ olan sosyalleşme aracı algısının ortadan kaldırılabilmesi, psikolojik bağ ile mücadeleye de önemli katkı vereceğinden, mücadeleye öncelikle buradan başlamanın daha yerinde olacağı kanaatindeyiz. Bu da ancak, yanlış algının yerine doğrusunu koyarak mümkündür. Doğru sosyalleşme araçları ise nitelikli sosyal etkinliklerdir. Sizce, bu sorunun çözümü amacıyla, Ayrancılar'da hangi sosyal etkinlikler yapılmalıdır ?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir