Depremler, dünyanın her yerinde meydana gelebilen doğal felaketlerdir ve ciddi can ve mal kayıplarına neden olabilirler. Depremlerin nedenleri ve depreme hazırlık konuları, toplumların deprem risklerine karşı bilinçlenmeleri ve önlem almaları açısından büyük önem taşır.
Depremler, yer kabuğundaki tektonik hareketlerden kaynaklanır. Yerkabuğu, tektonik levhalar adı verilen büyük parçalardan oluşur. Bu levhalar, sürtünme, sıkışma veya ayrılma gibi farklı hareketlerle birbirleriyle etkileşime girerler. Enerji birikimi sonucunda levhalar hızla hareket eder ve bu hareketler depremlere neden olur. Depremlerin meydana gelme şekli ve şiddeti, levhaların hareketinin tipine ve büyüklüğüne bağlı olarak değişebilir.
Deprem riski taşıyan bölgelerde yaşayan insanlar, deprem hakkında bilinçlenmeli ve eğitim almış olmalıdır. Depremin nedenleri, etkileri, korunma yöntemleri ve acil durum planları konularında bilgi sahibi olmak, depreme hazırlık açısından önemlidir. Deprem anında hızlı ve etkili bir tepki vermek için acil durum planları oluşturulmalıdır. Aileler, işyerleri, okullar ve diğer toplum kuruluşları, deprem öncesi acil durum planları hazırlamalı ve bu planları düzenli olarak gözden geçirmelidir. Acil durum planı, toplanma noktalarını belirlemek, acil iletişim numaralarını kaydetmek, acil durum çantası hazırlamak gibi önemli adımları içermelidir.
Depreme dayanıklı yapılar, deprem riski taşıyan bölgelerde büyük önem taşır. Binaların ve altyapıların depreme karşı güçlendirilmesi, can kaybını azaltabilir ve maddi hasarı en aza indirebilir. Yeni yapılarda, depreme dayanıklı tasarım ve inşaat standartlarına uyulmalıdır. Mevcut binalar ise deprem güçlendirme çalışmalarıyla iyileştirilebilir. Deprem öncesinde, acil durum malzemeleri ve iletişim araçları hazırlanmalıdır. Acil durum çantası, içerisinde temel ihtiyaç malzemeleri, ilkyardım seti, el feneri, su ve gıda gibi önemli eşyaları barındırmalıdır. Ayrıca, cep telefonları ve pil yedekleri gibi iletişim araçları da acil durumlar için hazır bulunmalıdır.
22 Mayıs 1766 İstanbul Depremi
Deprem bir Türkiye gerçeği olarak hayatımıza dokunmaya devam ediyor. Bunun son deneyimini 7.7 şiddetiyle 6 Şubat'ta yaşadık. Bugün size 1766 yılında bugün yaşanmış İstanbul depremini anlatacağız, Marmara Denizi'nin doğusunda 22 Mayıs 1766 Perşembe sabahı olmuş büyük bir depremdir. Deprem İzmit'ten Tekirdağ'a kadar uzanan geniş bir alanda etkili olmuştur. Tsunami yaratmış, bu alanda önemli hasarlar meydana gelmiştir. 4.000'den fazla kişi ölmüştür.
İstanbul'da; Topkapı Sarayı, Fatih Camii, Yedikule, Eğrikapı, Edirnekapı, şehir surlarında ağır hasar, Galata ve Pera, Kapalıçarşı, Ayasofya ve diğer camilerde hasar meydana gelmiştir. Deprem, Marmara'nın doğusunu önemli ölçüde etkilediğinden İzmit'te ve Karamürsel'de ağır hasarlar gözlenmiş, tsunami dalgaları limanları kullanılamayacak hale getirmiştir.
Galata, Boğaziçi ve Mudanya kıyılarında deniz seviyesinde yükselmeler gözlenmiş ve Marmara Denizi'ndeki küçük adacıklar yarı-yarıya sular altında kalmıştır. Deprem Bozcaada, Selânik, İzmir ve güney Balkanlarda da hissedilmiştir. 1766 İstanbul depremi, yüzey dalgası büyüklük ölçeğine göre tahmini büyüklüğü 7.1 olan güçlü bir depremdir.
Deprem uzmanları İstanbul depremlerinin yaklaşık 250 yıllık periyodlarla meydana geldiğini, son büyük İstanbul depreminin 1766'da yaşandığını söylerler. Tarihî depremler hakkında teferruatlı araştırma yapılmadığı için değişik tarihlerde örneğin 1556, 1690, 1719, 1754 ve 1894 yıllarında meydana gelen depremlerin İstanbul'la ilgisinin ne ölçüde olduğunu tam olarak bilmiyoruz. Yine hangi tarihî depremde hangi fay harekete geçti? Bunlar bilinmeden İstanbul'da yakın gelecekte deprem olup olmayacağını ve hangi bölgelerin etkileneceğini söylemek çok zordur.
