1- Kendinizi tanıtırmısınız?
1933 yılında Yoğurtçular Köyü'nde doğdum. 9 yaşıma kadar Yoğurtçular Köyü'nde yaşadım. 1944 yılının ekim ayında ailemle birlikte Ayrancılar'a yerleştim. Hiç okula gitmedim. O zaman Ayrancılar'da okul yoktu. Açılınca da yaşımız geçti. 1944 yılında Ayrancılar'a geldiğimde iş yoğunluğu vardı. İnsanlar sürekli çalışıyorlardı. Kök söküyorlar, bataklık temizliyorlar, tarım arazisi ve yerleşim yerleri oluşturuyorlardı. Ancak ben çiftçilik yerine esnaflık yaptım. Ekmeğimi öyle kazandım. 17 yaşımda Ayrancılar'ın ilk çay ocağını açtım. 35 sene her türlü esnaflığı yaptım. Kahvehane, lokanta ve kasap dükkânı işlettim. Mezarlık Fatih Camii'nde 10 sene dernek başkanlığı yaptım.
2- İlk geldiğinizde Ayrancılar hakkında bize neler söyleyebilirsiniz?
O zaman adı Triyanda olan Ayrancılar, ilk önce Rumların çiftliği idi. Burada Yoğurtçular'dan gelen insanlar Rumların yanında çalışıyordu. 1943 yılında Ayrancılar arazisi Rumların çiftliği iken, devlet tarafından parası ödenerek üç köy tüzel kişiliğine dağıtıldı. Bu üç köy Ayrancılar, Yazıbaşı ve Yoğurtçular'dı. Devlet tarafından buradaki yerler, fakir ve malı olmayan vatandaşlar belirlenerek, nüfus başına 5'er dekar yer verilmek şartıyla tanzim edildi. Ben Ayrancılar'a ilk geldiğimde İzmir-Aydın asfaltının alt kısmı (İnönü Mahallesi) tamamen bataklıktı. Buralar pirinç ekimi yapılan yerlerdi.
Sazlık ve bataklık nedeniyle sivri sinek çoktu. Sinek yüzünden nefes almak bile çok zordu. Devletin tanzim ettiği yerlere ilk yerleşenler, yörüklerdi. Toplam köy 30-35 haneden oluşuyordu. Burada yaşayanlar sazlık evlerde yaşarlar, tütün, pamuk, pirinç işleriyle uğraşırlardı. 1950 yılından sonra buraya tamamen yerleşen halk, bataklıkları traktörlerin yardımıyla temizleyerek yaşanabilir duruma getirdi. Ayrancılar'ın bu kadar gelişip büyüyeceğini bilseydim Ayrancılar'ın yarısını satın alırdım. O dönemde Ayrancılar'ın yolları, çiftlik düzeninde tanzimi yapılmıştı. Mera olarak toplam 700 dönüm arazisi vardı. Devlet buraya yerleşen halktan on sene sonra tapusunun verilmesi şartıyla, subasan ücreti adı altında dönüm başına 250 kuruş topladı. Ayrancılar'a yörüklerden sonra Konya'lılar, Denizli'ler ve Afyon'lular geldi.
Konya'dan ilk gelenler kök sökme, orman ve tarla işlerinde 6 ay çalışırlar ve geri dönerlerdi. Konya'lılardan ilk gelen Süleyman Çavuş'tur (Yıldırım) Daha sonra Denizli'ler ve Afyon'lular tütün ve pamuk işi için gelmeye başladılar. Buradaki iş potansiyelini gördükten sonra buraya yerleştiler.
3-Şeftali Ayrancılar halkı tarafından ne zaman dikilmeye başlandı?
Şeftaliyi Ayrancılar'a getiren Meyveci Ibrahim'dir (Gencin). İlk olarak Bursa'da gördüğü şeftaliyi Ayrancılar'da aldığı bahçesine dikmiş ve yaygınlaşmasını sağlamıştır. Ayrancılar halkı önceleri şeftali yetiştiren ve kendilerine fidan vermeyi isteyen meyveci İbrahim'i alaya almışlar, ancak daha sonra ağaçlar meyve vermeye başlayınca yanıldıklarını anlamışlar.
Köylüler bu sefer fidan almak için sık sık Meyveci İbrahimin kapısını çalmaya başlamışlar. Köylülerden Süleyman Yıldırım 70 dönüm arazisine şeftali dikerek şeftalinin yaygınlaşmasını sağlamıştır. Beldemizde bir dönem Muhtarlık yapan Zeki Öztaş zamanında şeftaliyi tanıtmak ve pazar- lamak amacıyla şeftali şenlikleri düzenlenirdi. Bu şenliklere sanatçılar gelir, En güzel şeftali yetiştiricilerine ödüller verilirdi. Bu şenliklere halktan ve çevre köylerden çok katılım olurdu. Bana bu değerli çalışmanızda yer ayırdığınız için teşekkür eder, başarılarınızın devamını dilerim. Gençlere Ayrancılar hakkında ek bilgiler verecek olan bu çalışmanın bir nebze olsun eksikleri gidereceği kanaatindeyim.
