arkaplan
Suyunbaşı Koruma Alanı ?
Suyunbaşı Koruma Alanı ?

Fabrikaların ve kat karşılığı dikilen binaların tarım arazilerimizi doldurmasıyla; dillere destan, adına şenlikler yapılan şeftalimiz tarihe karıştı. Geçmişte sembolümüzdü, yol kenarlarında kurulan tezgahlarda boy gösterirdi. 80'lerde, 90'larda hatta 2000'lerin başında yoldan geçen herkes bu tadı hatırlar, hatırladıkça da "Ne Oldu o şeftaliler?" Diye sorarlardı. Biz de kahrolarak anlatırdık. Çünkü kurtarma şansımız yoktu. İmar planları, kolay para düşüncesi derken hayıflananların dışında gelişen şartlarda bu durumun geliştiğini üzüntü ve çaresizlikle hissederdik. Özellikle bayram sırasında Suyunbaşı'nın halini görünce de aklımızda bu durum canlandı. Şeftalimizi geçmişteki güzel bir anı olarak düşünürken, ya burası da geçmişte güzel bir anı olarak kalırsa diye korktuk. Çünkü burası güzel bir anının çok daha ötesinde bir yer. Suyuyla büyüyenlerin torunlarına, çocuklarına o suyun kenarında anlattığı bir hikaye. Yıllar önce gelip suyunu içenlerin her gelişlerinde doyamadıkları bir tat. Geçmişten geleceğe bir köprü... "Ayrancılar'ın nesi var?" dendiğinde akıllarda uyanan adının yazılı olduğu kemeriyle, gürül gürül akan sularıyla, tabiatın açtığı kollarına evlatlarının kavuştuğu bir yer: Suyunbaşı.

Her güzel gibi kusurları olan bu yere gelen büyük insan kalabalıkları akın ettikten sonra maalesef Suyunbaşı'nın diğer bir yüzü ile de karşılaşıyoruz. Çöpten görünmeyen çimler, yanık içinde kalmış çayır; gri bir tona bürünmüş içinde pislikler yüzen ve şifadan çok bakteri yuvasını andıran akarsu, içi adeta bir bataklığa dönüşmüş yukarıdaki havuz ve insanların ısrarla girmeye çalıştıkları kafenin süs havuzu... İnsanın içi kararıyor. Ne kadar bilinçli olduğumuzu söylesek de, insanları uyarsak da bu durum değişmiyor. Burayı seven herkes Suyunbaşı'na çaresizlik içinde bakıyor. Değişmesini umut ediyoruz. Bekliyoruz. Temizlense geçer diyoruz, yaptırımı olsa düzelir diyoruz, yetkililer müdahale etsin istiyoruz ve kimi zaman ediyorlar da fakat bunların hiçbiri çözüm olmuyor. Suyunbaşı gözlerimizin önünde bambaşka bir yere, güzel bir anı olmaya doğru ilerliyor. Suyunbaşı değişiyor, hem de olabilecek en kötü şekilde...

Geçtiğimiz günlerde gönüllü olarak pek çok faaliyetin içinde yer alan dostlarımızla Suyunbaşı'nı izleyip iç çekerken, belki de burayı kurtarmamızı sağlayacak bir fikri bizimle paylaştılar: "Suyunbaşı Koruma Alanı ilan edilmeli! Mutlaka bu konuda bir çalışma yapmalıyız." Biz de bu sorun hakkında araştırmalarımızı yapmaya başladık. Fark ettiğimiz durum, Suyunbaşı'na adını veren o meşhur suyun koruma altına alınmadığı oldu veya bu konuda herhangi bir faaliyet gerçekleştirilmediği... Bu kadar önemli bir doğal varlığın korunması hakkında yapılacak çalışmaların faydası olup olmayacağını değerlendirdik. Karşılaştığımız sonuç, Suyunbaşı'nı seven herkesi umutlandıracabilecek bir sonuç oldu. Zira, suyun korunma altına alınmasının, aslında bütün bir alanın korunma altına alınması ve zarar verici faaliyetlerin kısıtlanması dışında hiçbir kısıtlamayla karşı karşıya kalınmaması anlamına geldiğini gördük ve topluluğumuzun sahiplerine Genç Ayrancılar Ailesi'ne sormak istedik:

Sizce Suyunbaşı Koruma Alanı olmalı mıdır?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir