Düşünmek her insanın yaptığı eylemdir. Geçmişten ders almamızı, şimdiyi yaşamamızı ve geleceği planlamamızı sağlar. Bizi hayvanlardan ayıran en büyük özelliklerinden biridir düşünmek eylemi. Ama bazen düşünürken aşırıya kaçabiliyoruz. Ufak bir şey hakkında düşünürken kendimizi başka düşüncelerde içinden çıkılmayacak bir halde buluyoruz. Bu bizim günlük yaşantımızın her alanında karşımıza çıkıyor. Odaklanamıyoruz, uyuyamıyoruz ve gelecek kaygısı yaşıyoruz.
Size şöyle bir benzetme yapmam gerekirse gözümüzle bir yere baktığımızda ihtiyacımız olan şeyleri görür diğerlerini görmezden geliriz. Aynen bu şekilde beynimize hergün binlerce düşünce geliyor. Bu düşüncelerden ihtiyacımız olanı alıp diğer düşünceleri görmezden gelmemiz lazım. Bunu bir örnekle anlatalım; yolda bir arkadaşınızı gördünüz ve size selam vermedi. Akşam eve gittiniz ve bu olayı düşündünüz aklınıza neler gelirdi?
Normal düşünen bir birey şunları düşünür, o benim arkadaşım, beni görmediği için selam vermemiş olabilir yada acil bir işi vardı ona yetişmeye çalışıyor olabilir ve arkadaşımı tekrar gördüğümde ona nedenini sorarım der. Aşırı düşünen bir birey ise arkadaşım bana selam vermedi kesin ona bir şey yaptım benden nefret ediyor vb. Bu tür ihtimalleri düşünerek belki gece boyunca bunu düşünecektir. Yapılan araştırmalar, 25-35 yaş arası bireylerin %73'ünün uzun vadeli aşırı düşünme probleminden muzdarip olduğunu göstermektedir.[1]
New York’ta bir nöropsikolog olan Sanam Hafeez, gereğinden fazla düşünmek, bir durumu kontrol etmeye çalışmanın ve daha sonra ne yapılacağı konusunda kendinden daha emin hissetmenin bir yoludur, diyor. Fazla düşündüğünüzde, beyin “analiz moduna” geçer. Olası senaryolar arasında dolaşmaya başlar ve endişenizi azaltmak için ne olacağını tahmin etmeye çalışır. Ancak, fazla düşünmek çoğu zaman harekete geçmenizi engeller çünkü analiz modundan kolayca çıkamazsınız. Aşırı düşünmeyle ilgili temel sorun, aklımızın neredeyse her zaman başka bir endişe sorusuyla gelmesidir.
Size bunu belirtmek isterim ki Aşırı Düşünme sendromu bir hastalık değildir. Adı üstünde sendrom yani hastalığın belirtisidir. Bunlar hangi hastalıklar diye soracak olursanız, en başta anksiyete(kaygı) olmak üzere stres ve depresyona neden olur. Peki aşırı düşünmenin önüne geçilebilir mi? Düşünmenin önüne geçilemez ama bu düşünceyi aşırıya kaçırmamak onu kendi kontrolümüzde yön vermek bizim elimizdedir. Evet yanlış duymadınız düşüncenizi kontrol edebilirsiniz.
Aşırı düşünme durumu birçok insanda değişen ölçeklerde bulunsa da, bunları kontrol altında tutmak mümkündür. Bunu başarabilmek adına yapılabilecek birkaç şey:
•Öncelikle aşırı düşünme eylemi bir problem çözmeye veya planlama yapmaya yardımcı olmaz bunu kabul etmemiz lazım.
•Dikkat dağıtacak bir şeyler bulun. Kendinizi sevdiğiniz işlerle meşgul edin
•Düşüncelerle savaşmayı bırakın çünkü düşünceleri beyninize her zaman gelecek bunlardan faydalı olanları alın.
•Düşünmek için kendinize yarım saat gibi standart bir düşünme zamanı belirleyin.
•Düşüncelerinizi meditasyon yoluyla veya farkındalık (mindfullnes) yoluyla farklı bir şekilde ilişkilendirmeye çalışın.
•Düşüncelerinizi bir kağıda yazıp somut hale getirin.
•Sorun hakkında birileriyle konuşun ve farklı bakış açıları edinin
•Kitaplar yoluyla (bibliyotetapi) bilişsel davranışsal terapi tekniklerini öğrenip kendinizde uygulayabilirsiniz.
[1] Arbor, A. Most Women Think Too Much, Overthinkers Often Drink Too Much.
